BIST105.380%0.00
USD5.7502%0.04
EURO6,3656%0.11
ALTIN271,04%0.06

Daim Nöbetteyiz!

Şevki Yılmaz

18 Ekim 2019 01:36

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allahımıza hamd; Başöğretmenimiz, Önderimiz, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olanlara, Din ve Vatan muhafızı Gazi ve Şehidlerimize salat ve selâm olsun!

Her hafta Salı akşamları 20.30’da Akit tv ve Kanal 68 tv’den canlı olarak yayınlanan Milli Diriliş programında;  “BOP Projesiyle planlanan Siyon Haçlı saldırıları karşısında Milli Mücadelemiz nasıl olmalı?!” sorusuna, mücadele ruhu üzerinden cevaplar aramaya gayret etmiştik. 

Anadolu topraklarına yerleştiği günden bugüne Milli Mücadele’den ödün vermeyen ve daim teyakkuz halinde yaşayan aziz milletimiz ordusuna; Asakir-i Mansure-i Muhammediyye (Muhammed’in SAV, Yardımcı Askerleri) ve Askerine, Mehmedçik ismini vermiş ve “böyle bir ruha sahip bir Milleti kim ve hangi güç mağlub edebilir ki!?” diyerek adeta tüm dünyaya duruşu, direnişi ve dirilişi ile bu hakikati haykırmış ve haykırmaya devam etmektedir!

“O Mü’minler öyle yürekten inanmış kimselerdir ki, düşman yurdundan haber getiren bazı kötü niyetli insanlar kendilerine: ‘Düşmanlarınız size karşı büyük bir Ordu hazırlamış, o halde onlardan korkun da, Allah yolunda Cihadı terk edin!’ dediklerinde, bu tehditkâr sözler o yiğitleri yıldırmak şöyle dursun, aksine onların imanını artırır ve şöyle derler:

 “Bütün tehlike, tehdit ve korkulara karşı bize Allah’ın yardımı yeter! O ne güzel yardımcı, ne güzel vekildir!” (Ali İmran suresi 173. ayet) İlahi mesajıyla moral bulan her Din ve Vatansever, nihayeti şehadetle bitecek izzetli bir yaşamı, sefil esarete tercih eder! Ve “Mektebinde Şehadet dersi olan bir Milletin asla esareti yoktur!” gerçeği üzerinde ise bilir ki; korkak her gün ölür! Şecaat sahibi yiğitler ise sadece bir gün! Ölümden korkanlar ölümsüzlük olan şehadete koşamazlar!

“Yoksa Siz Ey iman edenler, sizden önceki ümmetlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden öyle kolayca Cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Sizden önceki ümmetler öyle zorluklarla, öyle sıkıntılarla karşılaşmış, öylesine çetin  imtihanlarla sarsılmışlardı ki, Nihayet O zamanki peygamber ve onunla birlikte inananlar, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek hale gelmişlerdi. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır! (Bakara S. 214 ayet) ilahi mesajlarında bize yüklenen Cihad emri; yeryüzü nöbetini, işgalci terörist zalimlerden, hainlerden, Din, namus ve Mukaddesat düşmanlarından devralmamızın olmazsa olmaz ilk şartıdır!

90 yaşında Eba Eyyub’el Ensari (r.a) hazretlerini, İstanbul surlarının önüne getiren bu Ruhtur! Bu şecaattir! Bu Cihad İmanıdır!

 Cihad; Allah’ın tek yolu İslam düzeninin ilkelerini nefsimize, neslimize, ülkemize ve yeryüzüne hâkim kılmak ve tüm emperyalist güçlerden yeryüzü nöbetini teslim almak için ilmimizle, mallarımızla ve gerekirse canlarımızla bütün gücümüzle çalışmak manasına gelen en büyük ibadetlerdendir!

Mukaddes beldelerimizin, vatanımızın, malın, can ve namuslarımızın sigortasıdır! 

Namazın, Zekâtın, Orucun, Haccın, Haya ve Edebin vs.  Allahımıza kulluğun ana sigortasıdır!
Cihad ruhu olmadan Milli Mücadele ruhunu anlamak ve anlatabilmek mümkün olmaz! Olamaz!
 Cihad, tüm zaferlerin temelidir. Anadolu kapılarını İslam Medeniyetimize ve birlikte Müslümanlara açan bu Cihad anahtarıdır!

Cihadı sadece; ‘’zalim ve mazlum ayırt etmeden insanları ve hatta hatta kendi gibi inanıp düşünmeyenleri tekfir ederek din kardeşi Müslümanları katletmek’’ zanneden Siyonist İsrail’in taşeronları El Kaide ve IŞİD (Irak-Şam İblisi Devlet) vb. eşkıya örgütlerin ağına düşenleri ve düşecekleri kurtarmak için mutlaka bu Cihad dersini okullarımızda nesillerimize öğretmeliyiz!

 Allah için Vatan, Namus ve canlar için yapılan her kıt’al (savaş) Cihaddır!  Ama her Cihad, kıt’al değildir gerçeğini öğretmeliyiz! Cihadın kıt’al bölümüyle sadece Devlet’in görevli ve sorumlu olduğunu nesillerimize öğretmeliyiz!

Cihad’ın en üstünü nefis ve ahlak terbiyesidir. Devrin firavunlarına Hakk’ı söylemektir! Tebliğ ve Davettir! Nasihattir! Yani sohbettir!

Ancak bugünki eğitim sistemi ile Cihad ibadetini topluma anlatabilmek mümkün değildir.

Cihad, ilk ibadettir. Oku emrinden sonra ilk emirdir! Ve Kur’an-ı Kerim’de en çok zikredilen ibadettir! Cihad, Zamansız, Miktarsız ve Mizansız tek ibadettir!

Gerekirse ölmeye izin verilen tek ibadettir!

Yani hem mal, hem beden, hem de canla yapılan tek İbadet Cihad’dır! 

Hayatımızın her anı Cihad’dır! İlim için çalışmak bir Cihad’dır! Milli Medya yoluyla tebliğ ve nasihat bir Cihad’dır! Ailenin ve nesillerin korunması için yapılan her sosyal ve kültürel çalışma bir Cihad’dır! Mazlumlara yoksullara sahib çıkmak, Muhacirlere Ensar olmak bir Cihad’dır! Düşmanlarımıza karşı kuvvetli olabilmek için ticaret bir Cihad’dır! Harb (Savaş) Savunma sanayii için çalışmak bir Cihad’dır!

Barış vaat ederek Doğu Türkistan’ı, Arakan’ı Afganistan’ı, Irak’ı ve tüm İslam coğrafyasını kana ve zulme boğan İsrail’e ve av köpekleri beşli çeteye karşı hepimizin; gücümüzün son noktasına kadar ilmimizle, kalemimizle sohbetimizle bedenimizle malımızla gerekirse canımızla cihad etmek İmanımızın gereğidir! 

Bu şuur ve ruhtaki bir milleti ölümle, savaşla korkutamayacaklar! Ve Allah’ın izni ve yardımıyla yıldıramayacaklar! yıkamayacaklar! Ve yutamayacaklar!

 1992 Haccında Arafat Meydanında “Nöbete geliyoruz!” yeminimizden 10 yıl sonra yani 2002 yılından itibaren daim “Nöbetteyiz” elhamdülillah! Ve bu nöbete kıyamete kadar devam etmeliyiz İnşallah!

Tuttuğu bu Milli Mücadele nöbetiyle 15 Temmuz’da elleriyle tankları durduran bir milleti, hangi güç korkutabilir ve yıldırabilir ki?

Yeter ki biz birbirimizi yemeyelim, birlik ve beraberlik içinde Osmanlının “Din-ü Devlet, Mülkü Millet Muhafazası için rızaenlillah nöbetteyiz efendim!” ruhuna ve şuuruna dönelim İnşAllah! 

Allah (c.c), ‘Ya İstiklal Ya Ölüm!’ Milli Mücadelesi yolunda daim yardımcımız olsun!  Amin!

Salı akşamı Akit tv ve Kanal 68 ortak canlı yayını “Milli Diriliş!” programında İnşAllah buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz!

Selâm, sevgi ve duayla...

Şevki Yılmaz

Akit TV köşe yazarı