BIST1.128,85%7.5720
USD7.6279%0.07
EURO8,8760%-0.30
ALTIN455,92%-0.45
Akit HaberYazarlarSabri BalamanCHP tüccarlığı ve Atası...

CHP tüccarlığı ve Atası...

Sabri Balaman

15 Eylül 2020 09:36

Türkiye bir süredir Libya, Suriye, Doğu Akdeniz ve Yunanistan ile meşgulken; ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin gündemi Atatürk oldu. Üstelik bu sefer sağ-muhafazakar ve sağ siyasete karşı Atatürk tartışması yaşanmıyor. Bilakis CHP kendi içerisinde Atatürk’ü tartışma konusu yaptı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ‘Atatürk’ yerine ‘Gazi Mustafa Kemal’ demesiyle başlayan polemik büyüyor. Canan Kaftancıoğlu›nun tepkiler üzerine «Yıllardır kullandığım gibi bu şekilde ifade etmek, kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum» şeklindeki açıklaması tartışmayı daha da artırdı. Ard arda konuyla ilgili paylaşımlarda bulunan CHP milletvekilleri, Kaftancıoğlu’nu sert bir şekilde eleştirdi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, internet ortamında yapılan Taksim Toplantıları’nda Türk Siyasetinde Örgütün Yeri ve Seçim Güvenliğiadında bir konuşma yapmış. 1.5 saatlik konuşmasında Atatürk’ü kastederek üç kez “Gazi Mustafa Kemal” ifadesini kullanmıştı.

Kaftancıoğlu, “Kişilerin isimlerinden söz ederken, belirli alışkanlıklarla bunların özel atıflarla kategorize edilmesine karşıyım. Yıllardır kullandığım gibi bu şekilde ifade etmek, kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum” yanıtını verdi.

CHP’de yaşanan bu Atatürk tartışması yeni değil; ancak bu tartışmayı diğerlerinden ayıran CHP’nin kendi içerisinde olmasıdır. Oysa CHP, yıllardır Atatürk tartışmasını Sağ siyasetle yapmış, Atatürk mirası üzerinden siyasi ve ekonomik rantı kimseye kaptırmamıştı.

Türkiye’de ne kadar lagal-illegal, milli gayri-milli, her türlü fırsatçılık ‘Atatürk perdesi’ kullanarak yapıldı. Neyi kastettiğimi açıklayayım. Mesela Askeri darbeler’ Atatürk’ün arkasına sığınalarak yapıldı. İllaki Atatürk bir selam gönderildi. Siyasi operasyonlar ve süikastler ‘Atatürk’e yaranmak’ için düzenlendi. Hatta şu siyasi,etnik ve mezhepsel gerilimler de ‘sanki ‘ Atatürk’ün talebiymiş gibi tartışma konusu yapıldı.

Fırsatçı yazarlar, Atatürk’ün ismi üzerinden tanesi 2.500 TL üzerinden kitap sattı. Bir bankanın devri yine Atatürk üzerinden tartışılıyor. Bugünün Hükümetinin eleştirmek hatta sosyal medyada fenomen bir meslek akımı da ‘Atam istedi’ diyerek yapılıyor. Özetle biri/lerine kızgınlık veya düşmanlık yapmak yada üstünlük taslamak ‘Atatürk’ün resmini arkasına saklanarak yapıldı.

CHP’ye tavsiyem, 21.yy teknoloji dünyasındayız. Kendi fikir ve çözüm önerilerinizi topluma ve hükümete duyurun. Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek yapıcı tenkitleri AK Parti hükümetine yöneltin. 1938’de ahirete intikal etmiş bir insanın mirasını sömürdüğünüz yeter artık. En azından bırakın da Atatürk kabrinde rahatça uyusun.

Yazıyı kaleme aldığım dakikalarda Fransa ana muhalefet partisi ve aşırı milliyetçi Le Pen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘ortak düşman’ ilan edip, Macron’u savunurken; ülkemizde CHP ‘Türkiye, neden Libya’da’ ‘Neden Yunanistan’la gerginlik’ yaşıyoruz’ tartışmaları yapıyor; anlaşılmayan bir muhalefet diyaletiği kullanıyordu.Oysa ana muhalefet partileri, bu zorlu ve keskin virajların dönüldüğü günlerde yapıcı tenkite ve milli konularda hükümeti desteklemek gibi bir sorumluluğa sahip olmalı.

Ancak Türkiye’de CHP açısından işler farklı işliyor. CHP’nin kendi içerisindeki hesaplaşma ‘Atatürk paylaşımına’ kadar varmış durumda. Canan Kaftancıoğlu’nun “Atatürk’ü telaffuz etmiyor” tartışmaları Cumhuriyetin ilk partisi CHP’ye yakışmıyor. Sormak lazım CHP yönetimine, siz kimin Ata’sını savunuyorsunuz? diye. Eğer Türkiye’nin kurucu Cumhurbaşkanı’nı savunuyorsanız; bırakın kabrinde rahat etsin. Eğer siz kendi içinizdeki iç hesaplaşmanın bir parçası olarak Atatürk veya Gazi Mustafa kemal’i tartışıyorsanız; sıfatlar üreterek aynı kişiyi tartışma konusu yapmayın, lütfen biraz öte de tartışın, rahatsız etmeyin milleti… Vesselam.

Sabri Balaman

Akit TV köşe yazarı