BIST1.127,23%7.6261
USD7.6445%0.28
EURO8,8954%-0.08
ALTIN456,78%-0.26
Akit HaberYazarlarMurat Alan“Her şey çok güzel olacak”tı oysa..

“Her şey çok güzel olacak”tı oysa..

Murat Alan

11 Eylül 2020 09:08

23 Haziran 2019 seçimlerine kısa bir süre kalmıştı..

Binali Yıldırım Cumhur İttifakının (ittifak bileşenlerinin verdiği oydan şüpheliyim ama neyse) adayıydı..

Ekrem İmamoğlu ise Millet İttifakından (Erdoğan düşmanı kim varsa onun adayıydı) yarışa katılmıştı.

İmamoğlu o türbe senin, bu cami benim geziyordu..

Sosyal medyadaki her 3 paylaşımından birinde ya bir başörtülü ya da bir hacı amca bulunuyordu.

Gençlerle bir araya geliyor, “sorunlarınızın çözümü benim” diyordu.

Bizimkiler Binali Bey’i bolca yuhalandığı operaya götürürken, onlar İmamoğlu’nu türbelerde gezdirdi.

Bizimkiler Kadıköy’de nabız yoklarken, onlar Eyüp’te, Fatih’te ziyaret edecek türbe arıyordu.

Çevremizde birçok kişi, “CHP böyle tamam da bu adam sizin düşündüğünüz gibi değil” demeye başladı.

Ve nihayet 2 seçimi de İmamoğlu kazandı..

Hem de ikincisinde bizim taraftan 800 bin kayma oldu İmamoğlu’na..

Kim kaybetti?

İstanbul ve İstanbullu kaybetti..

Neyi kaybetti?

Binali Yıldırım gibi, takıyyeden uzak, çalışkan, sözünün eri bir icraat adamını kaybetti.

CHP kitlesine hiç tepki göstermedim, zira onlar çok iyi biliyordu, türbe ziyaretlerinin balon olduğunu..

Onlar çok iyi biliyorlardı cami ziyaretlerinin CHP’nin bozuk sicilini gizleme kaygısıyla yapıldığını..

Onlar çok iyi biliyordu İmamoğlu’nun hacı amcaları ne maksatla öptüğünü.

Ama hacı amcalar bilmiyordu neden öpüldüklerini..

Gençlerimiz “herşey çok güzel olacak” denildiğinde ciddi ciddi güzel olacağını zannetti..

Büyük bölümü o gençlerden oluşan İBB’nin sözleşmeli işçi kadrosu inandı bu söyleme..

İmamoğlu geldi, mazbatasını aldı, makamına yerleşti..

2 gün bile geçmedi, karanlık odası, Sözcü’sü, Birgün’ü başladı, “bankamatik memurları” yalanına..

İşçi kıyımının zemini hazırlandı..

3-5 gün sonra toplu işten kovmalar başladı..

Eeee ne de olsa “her şey çok güzel olacak”tı..

Ne de olsa “bankamatik memur”uydu onlar..

Yine AK Parti il yönetimi, namuslu medya sahip çıkmaya çalıştı, o “bankamatik memur” denilen gariban işçiye, emekçiye..

İBB’nin önünde yapılan her eyleme muhabir gönderdik..

Her eylemde kameramanımız oradaydı..

İşinden edilmiş genç bir kardeşimiz aldı mikrofonu eline, “ben de İmamoğlu’na oy verdim ve beni de kovdu” dedi..

Sonra ufak ufak eylemler azaldı, eylemciler de gelmemeye başladı..

Neden?

CHP’li olsaydı atılanlar (ki olmaz ya) CHP’li Didim Belediyesinden bile araç kaldırılır desteğe gidilirdi..

Ama bizim tarafta olmaz böyle şeyler..

Unutuldu gitti mesele..

Sosyal medya hesabım yok ama girip google’dan bakarım arada bir.

Dün bir paylaşım gördüm sosyal medyada..

800 bin kardeşimiz geldi hatırıma..

Yenişafak Yazarı Prof. Dr. Ergün Yıldırım’ın samimi bir paylaşımını gördüm.

“Her şey çok güzel olacak” numarasını yutan, cami-türbe ziyaretlerine aldananlara yapılan baskıyı ortaya koyan ibretlik bir paylaşım..

Kızının İBB’de çalıştığını, İmamoğlu’na oy verdiğini ve şimdi uğradığı baskıyı anlatıyor.

Kızım İstanbul B. Şehir Belediyesinde çalışıyor. Israrlı karşı çıkmama rağmen İmamoğlu’na oy verdi. Ama İmamoğlu geldiğinden beri işini değiştirip farklı yerlere gönderiyorlar. Çocuk gelişimi mezunu ve sosyal hizmetlerde çalışıyordu. Şimdi de süt dağıtacaksın, cmt çalışacaksın diyorlar. Biz maaşlı memur insanlarız. Kızın tazminatını verip yol gösterebilirsiniz. Mobbing uygulamanın manası nedir? Biz güçsüz insanlarız. Ne zenginiz, ne oligarşilerdeyiz ne de devlet tepesindeyiz. Çocuklarımıza iş bulmak da kolay değil. Allah’tan korkun! İmamoğlu geldiğinde maaşında da indirim yaptılar epeyce bir.

Bu şahsi meselemi memleket meselesi yapmak değil. Bu bu ülkede kadın hakları ve adalet diye bağırarak gelenlerin gücü yeten üzerinde yaptıkları adaletsizlik ve mobbingdir.

Keşke kamuoyuna açıklamak zorunda olmasaydım” diyor hoca..

Belli..

Şu paylaşımı okuyunca içim cız etti.

Üzülerek, mahcup olarak, istemeye istemeye yazmış bu satırları..

Acaba o 800 bin kişi arasında bulunan kardeşimiz ne düşünüyor şimdi bu baskı, süründürme, işten tazminatsız atılmasını sağlayacak çirkin girişimle ilgili..

Ne isterler genç bir kızın hayallerinden, umutlarından, geleceğinden..

Değer mi?

O kardeşimiz acı bir deneyimle gördü CHP’nin makyajsız yüzünü..

Askerde buna fırsat eğitimi diyorlardı sanırım..

Umarım kalan 7 yüz 99 bin 999 kardeşimiz fırsat eğitimi ile ders almaz..

Zira her ders bir kayıp, her ibretlik beceriksizlik, İstanbul için bir yıkım..

Selâmetle diyelim..

Murat Alan

Akit TV köşe yazarı