BIST97.324%-1.11
USD5.8596%0.03
EURO6,5383%0.06
ALTIN279,62%0.00
Akit HaberYazarlarMehmet KoçakDüşman müttefik ABD’den çatlak sesler

Düşman müttefik ABD’den çatlak sesler

Mehmet Koçak

09 Ekim 2019 01:34

Türkiye’nin Suriye topraklarında operasyon yapmak için  haklı gerekçeleri var. 

Çünkü, Suriye’de devlet otoritesi yok ve Türkiye’nin güvenliğini Suriye topraklarından tehdit eden terör unsurlarının varlığı söz konusudur.

Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı kalarak terör unsurlarını bertaraf etme adına Fırat’ın doğusuna bir operasyonu başlatması gündemdedir.

Aslında gecikmiş olduğu kadar çok önemli ve ciddi bir noktadanız.

Diplomatik ve siyasi kanallar üzerinden tüm yollar denendi ve başka da bir seçeneğimiz kalmadığı kanaati hasıl oldu. 

Oyalama politikalarıyla bize zaman kaybettiren ABD, Türkiye’nin operasyon yapma konusundaki kararlılığı karşısında askerlerini belli bölgelerden ve buralardaki gözlemci kulelerini boşatmak zorunda kaldı.

Ancak, ABD’den Türkiye’nin operasyonunu konusunda itiraz ve eleştirel içerikli çelişkili açıklamalar, siyasi baskı ve tehditler de gelmeye devam etmektedir.

Maalesef, bu dengesiz tavır ve davranışlar yüzünden ABD ile aramızda var olan güven bunalımı aşılamadı, aşılamıyor.

Trump’ın “Çizilen çerçeveyi aştığını düşünürsem, Türkiye’nin ekonomisini yerle bir ederim” sözleri her ne kadar ABD içindeki siyasi dengelere yönelik bir açıklama olsa da, devletler hukukuna aykırı ve devlet adamlığından yoksun haydutça bir tehdittir.

Herkes bilsin ki, Türkiye bu tehditler ve çatlak seslerden etkilenecek bir ülke değildir.

ABD’DE FARKLI GÖRÜŞLER KARŞI KARŞIYA 

ABD içindeki kurumlar ve siyasileri arasında ciddi görüş ayrılıkları var.  

Türkiye ve Ortadoğu’nun Suriye ayağındaki politikalarında hemfikir değil. 

Yönetimle kurumları arasında ciddi tutarsızlıklar ve koordine eksiklikleri çok açık ve net olarak görülmektedir.

Şöyle ki;

ABD Başkanı Trump, Suriye’ye yıllar önce 30 günlüğüne girdiklerini hatırlatarak, “Sonu gelmeyen saçma savaşlardan çıkma vakti geldi“ diyor  ve bundan sonrası için de bölgedeki mevcut sorunlarla artık bölge ülkelerinin başa çıkması gerektiğini belirtiyor.

Yani Trump, Suriye’de kalmak ve buradaki sorunlarla boğuşmak istemiyor.

Çünkü, Trump, Türkiye’ye rağmen başlatılan ve terör unsurlarında içine alındığı politikaların ABD’ye fayda yerine zarar verdiğini gördüğü için bu yanlıştan kurtulmak istiyor. 

Bu isteğini farklı zamanlarda tekrar etmiş olan Başkan Trump,  Aralık 2018’de Amerikan birliklerinin Suriye’den çekilmesi kararını karşı tepkiler yüzünden yerine getiremedi.  

Şimdi, Pentagon başta olmak üzere bazı kurumlardaki diplomat ve üst düzey bürokratların  yanında bir kısım siyasilerden oluşan o ‘Türkiye karşıtı cephe’ yine devrede.

Evanjelistlerin güdümündeki o cephe, Trump’ı kuşatmaya almış durumda.

O cephenin öncülerinden  Senatör  Lindsey Graham’ın attığı Twitter hesabından “Kürtleri terk etmek, ABD’nin onuruna kara bir leke olarak kalacaktır” şeklindeki ifadesi,  o kuşatmanın en bariz örneğidir.

ABD, yanlış politikalarıyla maalesef ki, ‘düşman müttefik’ yakıştırmasının muhatabı olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Üzülerek ifade etmek zorundayız ki,  gelinen noktada sadece ABD’de değil, Avrupa Birliği, İran, BAE ve S. Arabistan’daki Türkiye karşıtları seslerini yükseltmeye başladı.

Dahası içimizde onların işbirlikçiliğini yapan angutlar var.

Amaçları Türkiye’yi operasyondan vaz geçirmek.

Ancak bu tavırlar ve girişimlerin tamamı beyhudedir.

Çünkü, Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan öncülüğündeki Türk hükümeti, onlara rağmen hedefe ulaşmakta kararlıdır. 

NE PAHASINA OLURSA OLSUN

Biz, ‘Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’ operasyonlarıyla Fırat’ın batısını terör unsurlarından temizledik. Barış ve huzur getirmeyi başardık ve bölgeye Suriyeli sığınmacılardan bir bölümünü yerleştirmeyi başardık.

Şimdi sıra Fırat’ın doğusundadır. 

Eğer biz bu operasyonu yapmaz ve terör unsurlarını bertaraf etmez ve ‘Güvenli Bölgeler’ oluşturmaz isek, bir sonraki aşamada güvenliğimizi sağlayamaz duruma geliriz.

Herkes çok iyi biliyor ki; Türkiye artık hem sahada hem de masadadır. 

Bu operasyonla hem güvenliğimizi sağlamış olacağız hem de bölgedeki varlığımızı daha da güçlendirmiş olacağız.

Şunu herkes bilsin ki, Türkiyesiz hiçbir güç bölgede oyun kuramayacak ve beklentilerine kavuşamayacaktır.

Ancak biz de, destekleyicilerine rağmen terörü yenme kudretine sahip olduğumuzu dost ve düşmana tekrar net bir şekilde göstermeliyiz. 

Bu gerçekten hareketle istiklalimiz ve istikbalimiz için teröre karşı mücadelemiz sınırlarımız içinde de dışında da kesintisiz ve tavizsiz şekilde sürmelidir.

Bir daha yeni operasyonlara mecbur kalmayacak şekilde hedefe ulaşıncaya kadar devam etmeli.

Önemle hatırlatmak isterim ki; şimdi, siyasi ikbal ve istikbal değil, şimdi istiklal zamanıdır.

Herkes üzerine düşeni yapmak üzere harekete geçmelidir.

Hükümetimize, şanlı ordumuza ve şerefli mensuplarına zaferler nasip etmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Allah yar ve yardımcıları olsun.

Mehmet Koçak

Akit TV köşe yazarı

Reklam