BIST117.815%1.79
USD6.8642%0.01
EURO7,7563%0.53
ALTIN391,77%-0.09
Akit HaberYazarlarHacı YakışıklıMısır askerlerine açık mektup

Mısır askerlerine açık mektup

Hacı Yakışıklı

29 Haziran 2020 11:31

Muhammed Mursi Türk değildi, bayrağı Türk bayrağı değildi, Türkiye’ye vatandaşlık bağıyla bağlı değildi, Türkçe bilmiyordu!

Biz onunla hiç karşılaşmadık, konuşmak kısmet olmadı!

Ama Mursi’nin Mısır’daki mahkeme salonunda dakikalarca çırpınarak can vermesini şehadetinin üzerinden bir sene geçmesine rağmen unutamıyorum!

Ben Arap değilim, bayrağım Mısır bayrağı değil, Mısır’a vatandaşlık bağıyla bağlı değilim, Arapça bilmiyorum; ama Mısır halkının Mursi’sini unutamıyorum!

Sizce neden?

Mısır’ın askerlerini bir şeylere ikna etmek gibi çabam yok! Sadece tarihe ufacık bir not düşme gayretindeyim. Belki denizin öte tarafında benimle benzer düşünen “bir kişi” vardır!

Sizin kafanızdaki imaj nedir? “Mursi” ve “Sisi” denilince bizimle aynı şeyi hissedebiliyor musunuz?

Batı’yı ve liderlerini dost mu zannediyorsunuz? Emrinde olduğunuz Sisi’nin Avrupalı liderler tarafından karşılanması sizce de garip değil mi? Sözde “demokrasiden” yana Avrupa niçin Mısır halkı tarafından seçimle iş başına gelmek yerine darbeyle yönetime el koyan birini kırmızı halıyla karşılıyor? Mısır’ı sevdikleri için mi?

Şimdi Sisi oyunlar peşinde, özellikle Libya’da! Rusya, Fransa ve İsrail şu an Libya’da hükümeti yıkmak için sivilleri öldürürken Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri onlarla saf tutuyor. Başınızdaki Sisi sizleri de Libyalı Müslümanları öldürmeniz için onlarla aynı hizada tutuyor. Dün Mursi’nin yanında duran Türkiye aynı saiklerle Libya’nın meşru temsilcisi Serrac’ın yanında durmaktadır. Serrac’ı asla Mursi’nin kaderine terk etmeyecek bir irade gösterilmektedir.

Hal böyleyken geçen yüzyıl Türkiye’nin Çanakkale şehrinde gerçekleşen savaşta İngilizlerin gemilerle Müslümanları Türkiye’ye getirip kiminle savaştıklarını bilmeden birbirine kırdırmaları bir ibrettir. Bu hakikat ancak öldürülen bazı askerlerin cebinden Kuran-ı Kerim çıkınca fark edilebilmiştir. Batı şimdi aynı oyunu sahneye sürme çabasında! Ama oyunları bozulacak!

Farkında mısınız? Bir tek Avrupalı lider Mursi’yi anmıyor. Oysa Mursi sizden biri! Geçen sene New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaşananları biliyor musunuz? Mursi ismini dünya liderlerinin gözü önünde haykıran tek ülke ve tek bir kişi vardı; o da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı! Ben de orada Başkan Erdoğan’ın sözlerine bizzat şahit oldum. Erdoğan; “Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanının mahkeme salonunda çırpınarak ölmesi içimizde kanayan bir yaradır” dedi.

Sizce Erdoğan’ın derdi ne ki şu anda iktidarda olmayan, darbeyle devrilmiş, üstelik şehit olup toprağa gömülmüş, oğlu da kalp krizi geçirip ölmüş Muhammed Mursi’yi hatırlatıyor?

Sizce Erdoğan’ın derdi ne ki Sisi ile güzel ilişkiler kurmak varken konforunu bozup mücadele ediyor, aynı sofraya bile oturmuyor.

Çıkar için mi? Şehit edilmiş Mursi’nin çıkarı için mi?

Belki ordunuzun bir mensubu olarak maaşınız gününde yatıyordur; ama şehit edilen dili besmeleli, ağzı dualı vatandaşlarınızın hesabını nasıl vereceksiniz? Mısır’ın kaybolan yıllarının vebalini nasıl ödeyeceksiniz? Mısır milletinin iradesini gaspedenler Mısır’ı sevemez!

Mursi sizin için kötülenmiş bir imaja da sahip olabilir. Ona “ajan” diyenlerin Mısır halkına yaptığı bir katkı var mı? Bizde de seçilmiş Başbakan Menderes’e darbe yapılmış, mahkemede olmadık iftiralar atılmış ve idam edilerek şehit edilmişti. Şimdi biz Menderes’i rahmetle anarken, ona darbe yapanları lanetle anıyoruz.

Mahkeme kadıya mülk değil!

Niçin Mısır ordusu ile millet kucaklaşamıyor?

Türkiye’de ordu ile millet bütündür. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gittikçe gelişen yerli teknolojisi vardır. Türkiye halkı kimi seçerse başkomutan odur. Seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı zamanda başkomutandır. Bizim ordumuz “peygamber ocağı” unvanına layık işler yapmaktadır. Elbette dış güdüme girmiş kriptolar vardır; ama bunlar zayıftırlar, çünkü Türkiye uyumamaktadır!

Türkiye ve Libya halkı omuz omuzadır, kazanan “millet, ümmet ve dünya” olacaktır! Türkiye, Libya, Mısır, Arabistan, BAE ve diğer komşu ülkelerin ordu ve milletleri bütün olsaydı bugün coğrafyamızda Batı’nın beslediği teröristler olmazdı! Yine olmayacak, tarih bu defa bizden yanadır. Güçlü Türkiye mazlumların koruyucusu olacak ve bu yüzyıla yön verecektir. Elbet Mısır’da da hak gelecek, bâtıl zail olacaktır.

Bu mektubu suya bırakıyorum, nehirlere ve denizlere bırakıyorum; belki bugün ama elbet bir gün kıyılarınıza vuracaktır!

Hacı Yakışıklı

Akit TV köşe yazarı