BIST109.111%0.94
USD6.7437%0.31
EURO7,5791%1.01
ALTIN367,62%-1.21
Akit HaberYazarlarArzuErdoğralTeröristin arkasında duran siyasetçi olur mu?

Teröristin arkasında duran siyasetçi olur mu?

ArzuErdoğral

18 Mayıs 2020 23:36

Müslümanlar için mübarek olan Ramazan ayında daha da kuduruyorlar! İnsanları galeyana getirmek, huzur ortamını bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Polis, jandarma, zabıta, AFAD, Kızılay ve gönüllü sivil toplum kuruluşu çalışanları tarafından vatandaşlarımızın talep ve ihtiyaçlarını ivedilikle karşılamak için canla başla çalışan Vefa Sosyal Destek Grubu’nu hedefe koyarak alçaklığın fitilini ateşlediler.

Van'ın Özalp ilçesinde Vefa Sosyal Destek Grubu görevlilerine yönelik uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen ve 2 sivil vatandaşın şehit olmasına neden olan bir saldırı gerçekleştirdiler.

Saldırıda hain terör örgütü PKK’nın yanı sıra gözaltına alınan 38 şüpheli arasında HDP Özalp İlçe Başkanı ve 5 yöneticinin de bulunması bir kez daha mecliste partisi bulunan HDP’nin örgüt bağını ve teröristlere desteğini akıllara getirdi.

Bu olayın ardından bu kez de Adana’da Vefa Sosyal Destek ekibine Yüreğir Kaymakamlığı önünde Kaymakam Oğuzhan Bingöl'ün de katılımıyla yardım dağıtırken saldırı oldu. Saldırganlardan birinin CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım olduğu öğrenildi. Kendisi saldırı iddialarını kabul etmese de olayın tam anlamıyla nasıl olduğu zaten yetkili mercilerce biliniyordur.

(Ben yaşananları bizzat kendisiyle görüşerek AK Parti Adana İl Başkanı Mehmet Ay’dan dinledim. Vefa Sosyal Destek Grubu’nun fedakar çalışmalarından bahseden Ay, kaymakam ile görüşmesini aktardı. İl Başkanı Ay, “Kaymakam bey olayın olduğu gün iftarını açmış ve tekrar kaymakamlığa gelmiş. Zamanının çoğunu kaymakamlıkta geçirdiğini söyleyen kaymakamımız, dağıtım yerlerini tek tek gezerek Sosyal Destek Grubundakilere teşekkür ederek karanfil vermiş. Yani kaymakamımız o gün de orada gelen patatesler ile soğanların dağıtımı için koordinasyon yapıyor. Yüreğir ilçemizde AK Parti Belediyesi var. Belediyenin de kamu araçları pandemi sürecinde bu kurumların tahsisine ayrılmış. İhtiyaç olması halinde kaymakamlık veya valilik bunları alıyor. Kaldı ki Sayın Öztrak’ta açıklamasında bu gruba CHP’li belediyelerin 65 araç ve 119 personel verdiğini söylüyor. CHP’li arkadaşlar Yüreğir Belediyesi’nin araçlarını orada görünce ganimet bulmuş gangster gibi bunları videoya çekiyorlar. Eren denilen ismin kendi sesinden çektiği videolar bulunuyor. Bunları sağda solda yayınlıyorlar. Kendi belediye başkanlarına gönderiyorlar. Sonra birkaç grubu yanlarına almak sureti ile kaymakamlığın olduğu nizamiye kapısına geliyorlar ve oradan sataşmaya başlıyorlar. ‘Bunları kime götürüyorsunuz?’ gibi sorularla tahrik ediyorlar. Çalışma grubundaki arkadaşlarda ‘uzaklaşın işimize bakalım’ diyorlar. Uyarılara rağmen bariyerleri geçerek kaymakamlık binasının içerisine giriyorlar. Kaymakam koruması nezaketen ‘gidin gelmeyin’ diye onları uyarıyor. En son kaymakam bey devreye giriyor ve onları dışarıya davet ediyor. O arkadaşlar bağırma ve sözlü tacizi fiziki saldırıya dönüştürüyorlar. Hal böyle olunca da koruma arkadaş araya giriyor ve darp ediliyor. Olay bu kadar aşikarken ve bir kınama, disiplin anlamında bir işlem yapılması gerekirken İl Başkanı çıkıyor, kaymakamın orada olmadığını, yalan söylediğini, yoldan geçerken saldırıldığını ve silah çekildiğini söylüyor. Özrü kabahatinden büyük bir tavır bu. Ortada yalan siyaseti var. Akıl tutulması yaşıyorlar.” ifadelerini kullandı.)

Burada en çapıcı olan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan olaya ilişkin hiçbir açıklama gelmemesidir.

Bunun yerine CHP’li iki isimden provokatörlük yapanlara destek tweeti atıldı.

“İsimsizler Hareketi” adı altında kargaşaya sebep olacak paylaşımlarda bulunan ve Telegram'da da bir kanal açarak provokasyon yapan aynı zamanda DHKP-C'yi destekleyen Taylan Kulaçoğlu ve onu destekleyen Hakan Gülseven’e sahip çıkıldı.

CHP’li Selin Sayek Böke "Saray ve uşakları 'tak' diye hedef gösteriyor, iktidarın sopası savcılar 'şak' göz altına alıyor." derken İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da“Yüreğir GK Başk. #ErenYıldırım’ı talimatla hukuksuz bir şekilde tutukladıkları yetmiyormuş gibi şimdi de @gulsevenhakan ve @TaylanKulacogIu’nu gözaltına almışlar. Gerekçe: Gerek var mı?” sözlerini sarf etmekten çekinmedi.

Ortada akıl almaz bir tablo var.

Terörü yapan kadar, terörü kınamayan da suçlu değil midir?

PKK ve DHKP-C ile ismi anılacak söylemlerde bulunan siyasetçi olur mu?

Provokatörlerin arkasında duranlara partisinden herhangi bir uyarı gelmeyip, bu kişiler hakkında gereği yapılmıyorsa o parti de dolaylı yoldan da olsa terörü, teröristi ve provokasyonu desteklemiş olmaz mı?

Milletin beklentisi kim olursa olsun terörü destekleyen ve teröristin arkasında duran her kimse yargı önünde hesap vermesidir.

Darbe imalarında bulunarak amacını ortaya koyan ve provokasyonla Türkiye’yi bölmek isteyenler ile mücadele kapsamında hukuk içerisinde bu isimler için de gereği yapılmalıdır.

Bizim onlar gibi gidecek başka ülkemiz yok.

Alçaklara bırakacak tek karış toprağımız da yok!

SEN BİZDEN DEĞİLSİN!

Fotoğrafçıymış, kötülüğün fotoğrafçısı!

Fırat Erez denilen adam sosyal medya hesabından Peygamberimiz Hz. Muhammed’e ve İslami değerlerimize alçakça saldırdı. Nefret ve kin kusan bu şahıs gözaltına alındı.

Hangi din olursa olsun, kimse bir başkasının inancına hakaret edemez. Ama İslam’a saldırmayı marifet sayan akıl yoksunları hadsizlikte sınır tanımıyor.

Ne mutlu ki artık eski Türkiye yok ve bu sınır tanımazlara fırsat verilmiyor.

İşte tam bunun adı da inançlara saygı oluyor!

ArzuErdoğral

Akit TV köşe yazarı