BIST1.083,83%-1.49
USD7.3702%0.43
EURO8,7269%0.59
ALTIN460,11%-0.20
Akit HaberYazarlarAli KarahasanoğluGS’liler linç ediyor, FB’liler, BJK’lılar niye yoksunuz yanımda?

GS’liler linç ediyor, FB’liler, BJK’lılar niye yoksunuz yanımda?

Ali Karahasanoğlu

01 Ağustos 2020 07:30

Yok canım.. Şaka yapıyorum.

Galatasaray liselilerin, Galatasaray Lisesi’nde okumamış ama, spor kulübü olarak Galatasasray’ı tutmuş eski bir taraftarlarına böylesine saldırmalarına karşı, Fenerbahçelilerden, Beşiktaşlılardan yardım talep edecek halimiz yok.

Zaten bizim tartıştığımız konuda, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş, kendi aralarındaki rekabeti unutup, birlik olup, bizi dövmeye gelirler..

Tartışma nereden çıkmıştı?

Lozan ile ilgili gereksiz övgüden..

Samimi kanaatimi söyleyim..

Türkiye adına Lozan Sözleşmesi’ni imzalayanları suçlu göstermek için değil... O sözleşmede alınamayanları bugün tartışma masasına koyup, daha fazlasını almak için “Lozan hezimettir” diyorum.

Burnumuzun dibindeki adaları, biz almalı idik diyorum..

Dün alamadı isek, bugün “hukukçusu ile, bilim adamı ile, diplomatı ile, siyasetçisi ile birlik olup, konunun altyapısını oluşturup, mantıksız bölüşümü lehimize çevirmeliyiz” diyorum..

Birileri “Hangi kafayı yaşıyorsun? Ne içtin” gibi vuruşlarla, önerimi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

Ama onlara, hoşlarına gidecek somut bir örnek vereyim:

Lozan’da Boğazlar konusu ile ilgili çözüm..

Sözleşmedekinden farklı olarak, 11 yıl sonra Montrö Sözleşmesinde, farklı şekilde düzenlendi..

Şimdi, Lozan’ın üzerinden 97 yıl geçtikten sonra, “Ege Adaları” konusundaki hukuka da, hakkaniyete de, önceki sözleşmelere de aykırı ve fiili gerçeklere de zıt çözümü değiştirmek niye imkansız olsun?

“Lozan hezimettir” derken..

Affedersiniz, “Sevr daha iyiydi” diyen mi var?

Sevr, padişah tarafından kabul edilmemiş, bir..

Sevr’den sonra biz Kurtuluş Savaşı yapmış ve binlerce şehid vererek, sınırlarımızı çizmişiz, iki..

Bu iki sebeble, Sevr zaten çöp olmuş..

Dahasını söyleyeyim, Lozan’a razı olmayan bizler, Sevr’e nasıl razı olabiliriz ki?

Bu sebeble söylüyorum, “Lozan’ı beğenmeyenler, sevr yanlılarıdır” diyenlerde bir miligram akıl var mıdır acaba?

Geldik, Fatih Altaylı’nın, dünkü cevaplarına..

Galatasaray Lisesi, Birinci Dünya Savaşı’nda, Çanakkale Savaşında şehidler vermiş.

Kim bu topraklar için canını vermiş ise, beş vakit namazımızda duamız onlarla. Galatasaray liseli imiş değilmiş hiç önemli değil.

Canını vermiş, canını.

Biz lisenin genel yapısından bahsediyoruz. O canını veren öğrencilerle, lise yönetimi arasındaki çelişkileri daha sonra anlatırız.

Okul yönetimine rağmen cepheye giden gençlerin sevdasını sonra aktarırız..

Şimdilik, Kurban Bayramının nezaketine de halel getirmeden.. Tartışmayı kızıştırmadan.. Netice alıcı bir somut cevapla, konusunu kapatalım..

Altaylı dünkü yazısında, bana verdiği ikinci cevap olarak şunları hatırlatmış:

“Türkiye’de o dönem tüm evlatlarını cepheye yolladığı için mezun veremeyen birkaç okuldan biridir Galatasaray Lisesi.

Karahasanoğlu bu vatan şehitlerinin okulunu hedef alır ama o gün İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ni kuranları, içinde yer alanları hedef almaz.”

Ben dürüst bir insanım. Lafta değil, özde bunu yapmaya çalışıyorum..

İngilizlerle de, muhipleri ile de hiç işim olmaz.. Ama bizi, İngiliz Muhiplerine laf söylememekle suçlayan Altaylı’ya hatırlatayım..

Tam da ben, Altaylı’nın dediğini yaptım.. Galatasaray Lisesi’nin kuruluş ve yönetim felsefesindeki çarpıklığı ifade ederken, aslında ben İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin de deşifresini yaptım..

Nasıl mı?

Şöyle: Açın, İngiliz Muhipleri Cemiyeti Derneği’nin kurucularının en önde giden 7-8 üyesinin isimlerini..

Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI, Refik Halit KARAY, Refi’ Cevad Ulunay. Sıkı durun şimdi..

Bunların üçü de, Galatasaray Lisesi mezunu..

Hani bunlara, kuruculardan Mehmed Nazım Paşa’nın, kendisi olmasa da oğlu Nazım Bey’i (Nazım Hikmet’in babası) Galatasaray Lisesi’ne yolladığını eklersek..

Alın size, mezun olmadan cephede şehid olan imanlı Galatasaraylı gençlerin aksine, o liseden mezun olup, bazı makamlara oturtulduktan sonra, İngiliz Muhipleri Cemiyeti kuran isimler..

Hani, İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ne laf edemiyordum, Altaylı?

O cemiyeti de, meğerse Galatasaray mezunları kurmuş.

Yine de hatırlatayım.. Benim derdim kimse ile laf yarışı yapmak değil.. Maksadımız, üzüm yemek.. Amacımız, Lozan Sözleşmesini, Türkiye menfaatine yorumlamak, yorumlatmak, tadil ettirmek. Galatasaray mezunları da el versinler... Burnumuzun dibindeki adaları, denize döktüğümüz Yunan’dan alalım..Niyetimiz bundan ibarettir.

DİLİPAK ABİYE YAPILAN YANLIŞ

AK Parti adına açıklama yapan Genel Sekreter Fatih Şahin, gazetemizin kuruluşundan bu yana, hatta Cuma dergisinin kuruluşundan itibaren yazarı olan Abdurrahman Dilipak için, dava açma hazırlığı yaptıklarını söylemiş..

Şimdilik, bunun yanlışlığını ifade edeyim.. Gelişmeler, Fatih Şahin’in açıklaması doğrultusunda seyredecek olursa, tam da Abdurrahman abinin o yazıda kasdettiği şekilde, AK Parti’nin değil, AK Parti içindeki bir avuç akepelilerin kazançlı çıkacağını hatırlatayım..

Şimdilik, Fatih Şahin’e bir soru ile bitireyim: “AK Parti, sabahtan akşama kadar kendisine küfreden kaç kişiye bugüne kadar dava açmıştır ki, o küfür edenlerin ‘yandaş’ olarak nitelendirdikleri Dilipak’a, hem de bir uyarısı sebebi ile, o uyarısı da çarpıtılarak dava açmaya sıra gelmiştir?”

Ali Karahasanoğlu

Akit TV köşe yazarı