BIST116.709%1.21
USD6.8561%0.10
EURO7,7501%0.47
ALTIN390,86%0.24
Akit HaberSağlıkKoronavirüs hastalarında ortaya çıkmaya başladı: Virüsü yenenlerde tiroit dokusuna karşı antikor fazlalığı oluşturduğu tespit edildi
Sağlık

Koronavirüs hastalarında ortaya çıkmaya başladı: Virüsü yenenlerde tiroit dokusuna karşı antikor fazlalığı oluşturduğu tespit edildi

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde koronavirüs sürecinde kurulan İzlem Merkezi'nde, salgına yakalanan hastalar üzerinde yapılan incelemeler, hastalığa ilişkin yeni bulgular ortaya koydu. Prof. Dr. Tufan Tükek, "Yeni tespit ettiğimiz problemlerden biri, hastaların tiroit fonksiyonlarında bir takım bozukluklar var. " dedi.

22 Haziran 2020 14:39

Türkiye'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelesinin öncülerinden İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kurulan İzlem Merkezi'nde birinci ayını tamamlayan hastalar üzerinde yapılan incelemelerin ilk verilerine göre, hastalık tiroit dokusuna karşı antikor fazlalığı oluşturuyor.

Tecrübeli hekim kadrosu ve sağlık çalışanlarıyla, Kovid-19 sürecinde uyguladıkları tedavi yöntemleri ile sürecin çözüme kavuşmasına katkı sağlayan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, yüzde 0,6 ile dünyadaki en düşük ölüm oranının gözlemlendiği hastane oldu.

Bu süreçte fakülte hastanesinde uygulanan tedavi algoritmaları, Sağlık Bakanlığının tedavi protokollerine de girdi.

İstanbul Tıp Fakültesi Acil Dahiliye ve İnfeksiyon Hastalıkları tarafından bildirilen, Türkiye'de tanı konulan ilk vakadan çok daha önce hazırlıklarına başlayan İstanbul Tıp Fakültesi'nin Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, Kovid-19 sürecinde ve normalleşme döneminde yürüttükleri çalışmalara ve İzlem Merkezi'nde gözlemledikleri yeni bulgulara ilişkin, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Tükek, Kovid-19 dünyada ortaya çıktıktan sonra bu hastalığın İstanbul'da da beklendiğini ve ilk vakanın da İstanbul Tıp Fakültesi'nde tanımlandığını söyledi.

Devam eden süreçte 5-6 vaka yine İstanbul Tıp Fakültesi'nde tanımlanınca bu işin büyüklüğünü anladıklarını ifade eden Prof. Dr. Tükek, "Kendimiz bu vakaları gördükçe anladık ki olayın boyutu çok büyük. Dolayısıyla bir iki servis açarak bu hastaları karşılayamayacağımızı anladık. Nasıl bir iş yapabiliriz diye düşündüğümüzde binalaramız içinde tuvaletli, banyolu tek odalar en fazla cerrahi binasındaydı. 550 yataklı bir bölümü tamamen boşalttık. Yoğun bakım üniteleri, radyoloji ünitesi hemen hemen bütün ihtiyacımız olan üniteler vardı. O binaları boşalttık. Biz çok sayıda hastanın geleceğini anladığımız için kendi içimizde bu yönlendirmeleri yaptık. O bölüm için korunaklı giysiler, ona yönelik nöbet sistemleri oluşturduk. Mart sonu nisan başı kötü bir dönemdi. Hastalık artmaya başladı. 200'ün üzerinde hasta sayısına ulaştık normal serviste, yoğun bakımlarda 30'un üzerinde. Hakikaten büyük bir dalgaydı." diye konuştu.

Fakülte bünyesinde Bilimi Kurulu oluşturuldu

Fakülte bünyesinde Sağlık Bakanlığı Bilim Kuruluna benzer bir bilim kurulu oluşturduklarını, onların önerileriyle hareket ettiklerini aktaran Prof. Dr. Tükek, oluşturdukları bilim kurulu sayesinde önerilen uygulamalara daha önce başlayabildiklerini ifade etti.

Şu ana kadar 11 bin 500 civarında hasta takibi yaptıklarını, 70 civarında ölüm gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Tükek, "Bu, yüzde 0,6'nın altında bir rakam. Bizim avantajımız ilk vakanın bizde olması. Ondan sonraki süreçte hem hocalarımızın hastalanıp yatması hem de hasta sayısının hızla çoğalmasıyla, oluşturduğumuz Bilim Kurulu'nun önerilerini uygulamak suretiyle bu başarıya ulaştık. Daha sonra birçok şey bizde ilk hastadan itibaren uygulanmaya başlandı. Türkiye'deki ölüm oranları da çok düşük. Ortalama yüzde 2,6 civarında. Türkiye'de bu uygulamalar ve tedavi nedeniyle çok başarılı olduk. 65 yaş üstünün erken dönemde evde kalmasının sağlanması da bizim elimizi çok rahatlattı. Eğer 65 yaş üstü hastalanıp da hastaneye gelmiş olsaydı belki ölüm oranlarımız bu kadar düşük olmayabilirdi. Biliyoruz ki yaş ile birlikte mortalite artıyor." diye konuştu.

Yorumlar