BIST1.126,99%8.3115
USD8.29%0.29
EURO9,7550%0.55
ALTIN501,72%0.64
Akit HaberGündemCumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni doğal gaz rezervi müjdesi
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni doğal gaz rezervi müjdesi

AK Parti Meclis grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumartesi günü Fatih Sondaj Gemimize giderek hem çalışmaları görecek, hem yeni rezerv miktarını açıklayacağız." ifadeleriyle yeni bir doğal gaz rezervi müjdesini verdi.

14 Ekim 2020 12:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu.

Çok önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, yeni bir doğal gaz müjdesi vererek miktarının cumartesi günü açıklanacağını belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda geçirdiği rahatsızlık nedeniyle Gaziantep'te tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Kilis Belediye Başkanı Abdi Bulut'a Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Kilis halkına başsağlığı diledi.

Son grup toplantısının 11 Mart'ta, Türkiye'de ilk koronavirüs vakasının tespitinin ertesi günü yapıldığını hatırlatan Erdoğan, salgın döneminde milletvekilleriyle çeşitli vesilelerle, telekonferans vasıtasıyla veya kısıtlı yüz yüze programlarla bir araya geldiklerini ancak tüm milletvekillerinin katılımıyla grup toplantısı yapamadıklarını söyledi.

7 ay sonra toplantı

Meclis'in yeni yasama yılının açılışının ardından geçen hafta yapmaları gereken grup toplantısını da Kuveyt ve Katar ziyaretleri dolayısıyla gerçekleştiremediklerini anımsatan Erdoğan, "Yaklaşık 7 ay sonra bir kez daha grup toplantımız vesilesiyle sizlerle birlikte olmanın memnuniyeti içindeyim." ifadesini kullandı.

Meclis'in, 27. Yasama Dönemi'nin en verimli yılını, geçen sene yaşadığını dile getiren Erdoğan, kapandığı 29 Temmuz'a kadar yaptığı 233 birleşimdeki 995 oturumda, 27'si kanun ve 40'ı sözleşme olmak üzere toplam 67 düzenlemenin, Meclis'te görüşülerek kabul edildiğini bildirdi.

"Yeni dönemde bizi çok önemli bir gündem bekliyor"

Başkan Erdoğan, bütçeden yargı reformu paketlerine, askerlikten sosyal medyaya kadar pek çok hususu içeren bu tarihi düzenlemeler için yeri geldiğinde sabahlara kadar süren mesailer yapıldığını vurgulayarak, yeni dönemde de çok önemli bir gündemin beklediğini söyledi.

AK Parti Grup Yönetimi'nin, geçen dönemden devralınan işler ve bu dönem hazırlanacak yeni düzenlemelerle ilgili kapsamlı bir çalışma yaptığını anlatan Erdoğan, "Milletimizin beklentilerine cevap verecek kanunların hazırlıklarını titizlikle takip ediyoruz. Komisyonlardan Genel Kurul aşamasına kadar Meclisin tüm çalışma safhalarında her birinizden aktif katkı bekliyorum. Öncelikli işimizin yasama olduğunu unutmadan, vaktimizin ve enerjimizin kahir ekseriyetini burada kullanmalıyız." diye konuştu.

Milletvekillerinin, yasama görevi yanında, millet ile yürütme arasındaki en güçlü bağlardan biri olmayı sürdürdüğüne işaret eden Erdoğan, "Hükümet olarak bu çerçevede milletvekillerimizden gelen tüm talepleri dikkate alıyor, değerlendiriyor, mümkün olduğunca olumlu şekilde de neticelendiriyoruz. Tüm bakanlıklarımızı ve kurumlarımızı, milletimizin vekilleri aracılığıyla ilettiği taleplere hassasiyetle yaklaşılması konusunda sık sık ikaz ediyorum." dedi.

"Meclisimizin güçlü desteğine ihtiyacımız var"

TBMM'nin, kurucu vasfı ve zengin temsil yelpazesiyle, Türkiye'nin ortak vicdanını da temsil ettiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu çatı altında teröre bulaşmaması ve hukuka uygun davranması şartıyla, her siyasi görüşün yeri, anlamı, söz hakkı vardır. AK Parti, 'Bismillah' diyerek yola çıktığı günden beri bu zenginliğin korunması ve geliştirilmesi için çalışmıştır. Bundan sonra da aynı anlayışla hareket edeceğiz. Ülkemizin karşılaştığı zorluklar ve meydan okumalar karşısında, Meclisimizi tek ses, tek yürek olarak hep yanımızda bulduk. Bu yüce kurumdan aldığımız güçle, yolumuzu kesmeye yönelik saldırıları, hedeflerimize yönelik bir engel olarak görmek yerine, yeni yol ve yöntem arayışlarının fırsatı haline dönüştürdük. Hamdolsun bugüne kadar da birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ederek, engelleri birer birer aşmayı başardık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde atacakları adımlarda da Meclis'in güçlü desteğine ihtiyaçları olduğunun altını çizerek, "Yeni yasama yılının, geçen seneyi de geride bırakacak şekilde dolu dolu geçeceği şimdiden anlaşılıyor. Milletimizin beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemeleri, titiz bir çalışmanın ardından birer birer hayata geçirmekte kararlıyız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bahçeli'ye teşekkür

Cumhur İttifakı olarak ortaya koyacakları güçlü dayanışma ve gerektiğinde sağlayacakları çok daha geniş uzlaşmalarla, Meclis'in yeni yasama yılını en verimli şekilde değerlendireceklerini belirten Erdoğan, "Bu vesileyle bir kez daha bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede desteğini yanında bulduğumuz Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisine ve özellikle de Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli'ye şükranlarımı sunuyorum." ifadesini kullandı.

Cumhur İttifakı olarak Türkiye'yi, yeni reformlarla, yeni hizmetlerle, yeni ufuklarla buluşturmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, yeni yasama yılındaki çalışmalarında tüm milletvekillerine başarılar diledi.

Meclis'in tatilde olduğu ağustos ve eylül aylarında, Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak çalışmaları kesintisiz devam ettirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, Ankara ve İstanbul'daki programların yanı sıra Kocaeli, Rize, Bitlis, Muş, Giresun, Gaziantep ve Konya'ya ziyaretleri olduğunu anlattı.

Erdoğan, pek çok yere telekonferans yöntemiyle bağlanarak, görüşmeleri, toplantıları ve açılışları gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Kabine, Merkez Yürütme Kurulu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, il başkanları gibi rutin toplantıları kesintisiz sürdürdüklerini aktaran Erdoğan, güvenlikten yatırımlara kadar ihtiyaç duyulan her hususta dar veya kapsamlı istişarelerde bulunduklarını söyledi.

Erdoğan, şehir hastanelerinden otoyollara, fabrikalardan barajlara kadar pek çok eseri ya bizzat yerine giderek ya da videokonferansla katılarak hizmete açtıklarını bildirdi.

Dünya liderleriyle yapılan çok sayıda telefon ve telekonferans görüşmesinde, bölgedeki ve küresel düzeydeki meseleleri değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, özellikle Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Azerbaycan gibi kriz bölgeleriyle ilgili konularda, tüm taraflarla sık sık görüşerek, diplomasi kanallarını etkin şekilde kullandıklarını ifade etti.

Suriye'de yeni insani trajedilere izin vermeyeceklerini, sınırların güvenliği konusunda asla geri adım atmayacaklarını her görüşmede açıkça dile getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını, hukuklarını, çıkarlarını gözetmeyen hiçbir planın hayata geçme şansının olmadığını, ortaya koydukları sağlam duruşla herkese gösterdiklerini belirtti.

"Yeni müjdeler geliyor"

Bölgede sondaj yapan Yavuz gemisinin, bir süredir yürüttüğü çalışmayı bitirip bakım için limana yanaştığına işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bakımını müteakip yeni sondajlar için Akdeniz'e açılacak bu gemimizin güvenliğini donanmamız sağlıyor. Aynı şekilde Oruç Reis sismik araştırma gemimiz de bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla yeniden Akdeniz'deki görevine döndü. Barbaros Hayretin Paşa gemimiz ise Akdeniz'deki sismik araştırma çalışmalarına zaten devam ediyor. Avrupa Birliği ve NATO platformlarında yürütülen görüşmelerdeki sözlerini tutmayan Yunanistan'a ve Kıbrıs Rum kesimine hak ettikleri cevapları sahada vermeyi sürdüreceğiz.

Ülkemizin sondaj filosuna kattığımız son gemi olan Kanuni, bakım çalışmalarının bitmesinin ardından, Karadeniz'deki görevi için yola çıktı. Önce İstanbul'a, ardından Zonguldak'a uğrayarak belirlenen sondaj sahasına ulaşacak Kanuni gemimizin faaliyetlerinden de müjdeli haberler bekliyoruz. Fatih sondaj gemimizin keşfettiği 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin haberi milletimizi adeta sevince boğmuştu. Bu gemimizin halen süren sondaj çalışmalarından yeni müjdeler geliyor. İnşallah Cumartesi günü Fatih sondaj gemimize giderek, hem çalışmaları bizzat yerinde görecek, hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız."

"TTB anayasa aykırı faaliyet içerisinde"

Anayasanın 135. maddesine göre, meslek kuruluşlarının, kamu kurumu niteliğine haiz tüzel kişilikler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, aynı anayasa maddesinde meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyet göstermeyeceğinin yazıldığını belirtti. Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının organlarının görevine mahkeme kararıyla son verileceğinin de hükme bağlandığını aktaran Erdoğan şöyle devam etti:

"Türk Tabipleri Birliği, bunun gibi kimi meslek kuruluşları açıkça anayasaya aykırı faaliyet içindedir. Her şeyden önce bu meslek kuruluşlarının yönetimleri, söz konusu meslek mensuplarının tamamını temsil etmekten çok uzaktır. Çoklu Baro Sistemi'nde yapıldığı gibi aynı çalışmayı Türk Tabipleri Birliği ve diğer meslek odalarında da yapmak durumundayız. Cumhur İttifakı olarak da bu konuyla ilgili çalışmayı başarılı bir şekilde sürdüreceğimize inanıyorum. Uzun yıllardır küçük ama örgütlü klikler tarafından kontrol edilen bu meslek kuruluşları sadece temsilde değil uygulamada da kuruluş amaçlarından sapmışlardır. Bu kuruluşların bir kısmının yönetim organları, ideolojik sapkınlıkların veya dar grupların çıkarlarının kalesi haline dönüşmüştür. İnsanları acımasızca katletmekten ormanları yakmaya, çocukları kaçırmaktan kadınlara tecavüze kadar her melanete bulaşmış terör örgütünü savunmak, bir meslek kuruluşunun görevi olamaz. Suriye'de kendi halkını katleden zalim bir rejimi ve onunla birlikte hareket eden bir terör örgütünü yüceltmek, bir meslek kuruluşun görevi olamaz. Kendi devletinin sınırlarını, güvenlik altına almaya yönelik harekatlarını itibarsızlaştırmaya çalışmak, bir meslek kuruluşunun görevi olamaz. Vatan topraklarını kurtarma mücadelesi veren Azerbaycan devletini hedef almak, bir meslek kuruluşunun görevi olamaz."

"Bu millet size 'Hoş geldin' demez"

Azerbaycan'ın topraklarını işgalden kurtarmanın mücadelesini verirken anamuhalafetten ciddi bir ses çıkmadığına işaret eden Erdoğan, "Görüşme talebinde bulunduklarında da Azerbaycan olumsuz cevap veriyor. Niye? Çünkü olması gereken zamanlarda onların yanında olmazsanız, onlara düşman olanlara karşı eğer siz Ermenilerin - ben Ermeni vatandaşlarımı kastetmiyorum, Ermeni yönetimlerini kastediyorum- Ermeni yönetimlerinin yanında yer alırsanız kusura bakmayın bu millet size 'Hoş geldin' demez." diye konuştu.

Türkiye'de 100 bin civarında Ermenistan kökenli Ermeni olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bizim ülkemizde her türlü imkanlardan istifade ediyorlar. Biz, onlara karşı olumsuz bir tavır hiçbir zaman takınmadık. Ama onlar, maalesef benim Azeri kardeşlerimin topraklarını işgal etmek suretiyle onları topraklarından Dağlık Karabağ'dan ötelediler. Onlar, o toprakları terk etmek durumunda kaldılar. Şimdi verilen mücadele nedir? Biz, işgal altındaki topraklarımızı istiyoruz. Başka bir talep yok, istenen bu." dedi.

“Kendi topraklarında ne yapacaklarsa yapsınlar”

Minsk üçlüsünün hala oyalama taktikleriyle bu işi geçiştirdiğini ifade eden Erdoğan, "Versenize işgal altındaki topraklarını. Gitsin kendi topraklarına. Kendi topraklarında ne yapacaklarsa yapsınlar. Ama işgal var burada. İşgal altındaki bu topraklardan eğer dünyada insan hakları, demokrasi varsa ve siz de 30 yıldır bu Minsk üçlüsünün içinde bu sorunu çözmekle görevliyseniz yapmanız gereken nedir? Oyalama değil, bir an önce müzakereleri bitirip, bu toprakları sahiplerine terk etmektir, vermektir. Bir müzakere 30 yıl sürer mi? 30 yıldır oyalama." yorumunu yaptı.

Acemlerin "Oturdular, konuştular, dağıldılar" sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "30 yıldır bunu yaptılar. Otururlar, konuşurlar, dağılırlar. Verin ya bu kadar uzun sürecek bir iş değil bu. Verin, vermediler. İş nereye geldi? İşte bu hale geldi." diye konuştu.

“Bunca besleme karşısında sessiz kalıyorsunuz”

Ermenilerle Azerbaycanlıların mücadele sürdürdüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizi arayanlar da bize ne diyor? Siz, Suriye'den mücahitleri oraya gönderdiniz. Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz, Azeri kardeşlerimize her türlü desteği vermeye varız, yine vereceğiz. Minsk üçlüsünün içerisinde olanların verdiği desteği niye konuşmuyorsunuz? Rusya'dan bu kadar silahlar geliyor. Aynı şekilde Fransa'dan bu kadar silahlar geliyor. Bunları niye konuşmuyorsunuz? Bunca besleme karşısında sessiz kalıyorsunuz. Gelip, Azerbaycan'a diyorsunuz ki 'Suriye'den mücahitleri oraya gönderiniz'. Onların kendi topraklarında işi var, oraya gitmezler."

"Kapalı Maraş bölgesi, Kuzey Kıbrıs Türkünündür"

Erdoğan, "Bütçenin hemen ardından Meclisimizin ilk işlerinden biri bu konu olmalıdır. Türk ve Türkiye ismini hak etmeyen meslek kuruluşlarından bu imtiyazlarını derhal almalıyız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kapalı Maraş bölgesi, Kuzey Kıbrıs Türkünündür. Bunun böyle bilinmesi lazım." ifadesini kullandı.

Yorumlar