BIST109.111%0.94
USD6.7446%0.29
EURO7,5846%0.90
ALTIN368,05%-1.10
Akit HaberDünyaNew York Times: Osmanlı'dan bu yana en büyük adım
Dünya

New York Times: Osmanlı'dan bu yana en büyük adım

Arka arkaya gelen zaferlerle Türkiye'nin Libya'nın kaderini çarpıcı şekilde değiştirdiğini belirten Amerikan gazetesi, Türk silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) imha ettiği Rus hava savunma sistemlerini meşru ordunun geçit töreniyle göstermesinin bir aşağılama olduğunu aktarıyor.

23 Mayıs 2020 02:18

Türk güçleri devreye girmeden aylarca ilerlediler, birçok yeri ele geçirip ülkenin başkentini kuşattılar. Dünyanın gözünü kapatarak takip ettiği gelişmeler, Türkiye'nin bir hamlesiyle değişti.

Libya'da uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hükümet, Türkiye'nin desteğiyle kuşatmayı kırıp karşı taarruza geçti.

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler hafta sonu kritik Vatiyye Hava Üssü'nü kurtardıktan sonra üç gün içinde birçok kent, belde ve köye de girdi.

Libya ordusu, Rusya, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Suudi Arabistan'ın desteklediği savaş ağası General Halife Hafter'e bağlı milisleri sahadan sildi.

Son olarak, ordu birlikleri Hafter milislerinin harekat ve ikmal merkezi Terhune şehrine uzanan destek hattı üzerindeki Mizde'ye doğru ilerliyor.

Mizde'ye ulaşılması halinde, Terhune'ye lojistik hattı da kesilecek. Başkent Trablus’un 87 kilometre güneyindeki Urban kasabası ise UMH'ye desteğini açıkladı.

Türk üretimi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Hafter'e Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından verilen Rus hava savunma sistemi Pantsir'leri imha etmesi ise, tüm dengeleri alt üst etti.

Ne yapacağını bilemeyen savaş ağası Hafter, bu kez doğrudan Rusya'dan yardım istedi ve Suriye'den havalanan sekiz Rus savaş uçağı Libya'ya indi.

Hafter'e verilen altı Mig-29 ve iki Su-24 savaş uçaklarından biri ise, Cufra Hava Üssü'ne indikten sonra Amerikan uyduları tarafından görüntülendi.

Rus uçaklarının Akdeniz'i aşıp Libya'ya ulaşmasının ardından, darbeci Hafter güçlerinden doğrudan Türkiye'yi hedef alan küstah bir tehdit savruldu, "Tüm Türk hedefleri ve çıkarları savaş uçaklarımızın meşru hedefleridir" denildi.

Bunun üzerine Ankara'dan anında yanıt geldi, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın "Temsilciliklerimiz ile çıkarlarımızın hedef alınması halinde, Hafter unsurlarını meşru hedef olarak telakki edeceğimizi bildiriyor ve her türlü saldırıya karşı en sert şekilde karşılık vereceğimizi vurguluyoruz" dedi 

Dışişleri Bakanlığı ise şu açıklamayı yaptı: "Yabancı bir basın yayın kuruluşunda atıfta bulunulan ve darbeci Hafter’e bağlı gayrımeşru milislerin Türk çıkarlarını hava unsurlarıyla hedef alacağı yönündeki açıklamanın Libya’nın Doğusunda dış destekle yeni savaş uçakları konuşlandırılmasından sonra yapılması dikkat çekicidir.

Hafter’e bağlı unsurların son dönemde sahada yaşadığı kayıpların hezeyanının bir yansıması olan bu açıklama, darbeci Hafter’in ve destekçilerinin Libya’daki ihtilafı tırmandırma niyetinde olduklarının en açık göstergesidir. Bu vesileyle, Libya’daki Türk çıkarlarının hedef alınması halinde bunun çok ağır sonuçları olacağını ve darbeci Hafter unsurlarını meşru hedef telakki edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz."

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi ise, Türkiye destekli güçlerin Libya'da bu hafta elde ettiği zaferlerin General Halife Hafter'in planlarına büyük darbe vurduğunu bildiriyor. Haberde, söz konusu zaferlerin Türkiye'nin Libya'da mücadele eden yabancı ülkeler arasında belirleyici bir güç olarak yerini alışına işaret ettiği vurgulandı.

Haberde ayrıca Hafter güçlerinin eline yeni ulaşan Rus hava savunma sistemlerinin SİHA'larla yok edildiği ve Perşembe günkü saldırıyla Trablus'un güneyindeki önemli bir bölgeden de çıkartıldıkları kaydediliyor.

NYT'nin haberi şöyle devam ediyor: "Zaferler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ocak'ta asker ve SİHA'lar göndermesine kadar, zayıf ve Hafter güçleri tarafından etrafı sarılmış görünen Birleşmiş Milletler destekli Trablus hükümetinin kaderini, çarpıcı bir şekilde değiştirdi.

Bu, Türkiye'nin 100 yıldan uzun süre önce Osmanlı İmparatorluğu'nun sona ermesinden bu yana, petrol zengini Kuzey Afrika ülkesine yaptığı en güçlü müdahaleydi."

Düşünce kuruluşu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nin bir brifinginin 'Artık Türkiye'nin Libyası oldu' başlığını taşıdığını söyleyen New York Times, Hafter'in bir yıldan uzun süre önce Trablus'u ele geçirmek için saldırı başlattığını ve aralarında Rusya'nın da bulunduğu destekçilerini Libya'nın geleceğinde önemli bir rol oynama konumu sağladığını vurguluyor.

Ancak gazete, geçen Çarşamba günü Trablus hükümetine sadık güçlerin ele geçirdikleri, Birleşik Arap Emirlikleri'nin satın aldığı, Rus malı bir hava savunma sistemiyle geçit töreni yaptıkları ve bunun Hafter'in en güçlü iki dış destekçisini hedef alan bir aşağılama olduğunu kaydediyor.

Hafter güçlerinin daha sonra da, başkent Trablus'a 100 kilometre mesafedeki, küçük ama stratejik açıdan önemli Esabia'dan sürüldüklerini vurgulayan New York Times, Türkiye'yi tehdit eden Hafter'in atacağı bir sonraki adımın, Moskova, Kahire ve Abu Dabi'deki destekçileri tarafından belirleneceğini aktarıyor:

"Türk destekli güçlerin zaferleri, Trablus'ta hava hakimiyetini kazandırdı ve ülkenin batısında Hafter güçlerinin elinde son olarak, başkentin güneydoğusundaki Tarhuna kaldı."

Gazetenin görüşlerine yer verdiği Alman Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Enstitüsü'nden Libya uzmanı Wolfram Lacher de "Askeri dengede büyük bir değişiklik gördük. Bunlar bir arada düşünüldüğünde Hafter güçlerinin morali ve ittifakının uyumu üzerinde büyük etkileri olabilir" diyor.

New York Times, Türkiye'nin Libya'daki başarılarının darbeci Abdülfettah El Sisi'nin önderliğindeki Mısır'da kaygı yarattığını ve Ankara'nın yeni nüfuzunu Libya'da daimi bir askeri varlık elde etmek için kullanma ihtimalinin, Kahire'de alarm zillerinin çalmasına yol açtığını belirtiyor.

İç savaş ülkesi, Libya, Türkiye ve Trablus yönetimi arasında Kasıma ayında imzalanan bir anlaşmayla dünya gündemine girdi. Söz konusu anlaşma, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını belirliyordu. Mısır, İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ı şoka uğratan anlaşma, beklendiği gibi bölgede depreme yol açtı.

Uluslararası toplum anlaşmanın yol açtığı sarsıntıyla çalkalanırken, İngiliz The Guardian gazetesi, Libya'ya Sudan'dan yeni paralı askerlerin geldiğini manşetinden duyurdu. Habere göre, son günlerde yüzlerce paralı asker Libya'ya getirilmişti.

Yorumlar